SÖZLEŞMELER HUKUKU
Sözleşmeler Hukuku
Sözleşmeler hukuku, borçlar hukukunun bir alt alanıdır. İki kişi arasında ya da gruplar arasında gerçekleştirilen anlaşmalar bütününe sözleşme ya da İtalyancadan geçen ismiyle kontrat ya da akit adı verilmektedir. Sözleşmelerin yasal çerçevede ele alınıp ispat gücüne sahip olabilmesi için yazılı olarak yapılmaları tavsiye edilmektedir.
Sözleşmeler hukuku, mevcut bir sözleşme kapsamında kişilerin haklarını ve sorumluluklarını bildiren ve bunları koruma altına alan hukuk alanıdır
Sözleşme, borç doğuran, taraflar arasında borç ilişkisi kuran bir
hukuki işlem olarak kabul edilmektedir. Sözleşme dendiğinde akla borç
doğurucu sözleşmeler gelmekte ise de sözleşme kavramı sadece borç
doğurucu sözleşmeleri değil, özel hukuk alanındaki tüm diğer
sözleşmeleri, hatta idare hukukuna ilişkin sözleşmeleri de kapsar.
Sözleşme, iki ya da daha fazla tarafın bir hukuki sonuç elde etmek
üzere iradelerini karşılıklı olarak açıklamaları şeklinde
açıklanmaktadır. Kişiler hukuk düzenin çizdiği sınırlar içerisinde,
iradelerine uygun ve geçerli olacak şekilde hukuki ilişki kurabilmek
amacıyla sözleşme yaparlar. Sözleşmelerde en temel ilke ise ahde vefa
denilen, sözleşmeye bağlı kalınacağına dair bir varsayımdır.
Borçlu ve alacaklı taraflar karşılıklı edimlerini zamanında yerine getirmezse temerrüde düşme meydana gelir. Yükümlülüklerin geç de olsa yerine getirilmesi durumunda temerrüt hali sona erer fakat gecikme nedeniyle geçirilen süre için temerrüt faizi işletilir. Temerrüt faizi oranı borcun türüne göre değişebilmekte ve ayrıca sözleşmede kararlaştırılabilmektedir.
Anayasa’nın 48. Maddesine göre “sözleşme özgürlüğü” esastır. Türk Borçlar Kanunu’nun 27. Maddesine göre ise “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler” kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin, tarafların ne istediklerini tam olarak ortaya koyacak ve iradelerinin aynı amaca yönelik olacak şekilde imzalanması önemlidir. Sözleşme ile ilgili ileride yaşanabilecek sorunların çözümünde ise şu ilkelerden faydalanılır: eşitlik, nisbilik, üçüncü kişiler aleyhine borç kurulamaması, sözleşmelerin rızailiği, dürüstlük, karşılıklılık ve hakimin takdir yetkisine sahip olması.
Günümüzde en çok karşılaşılan sözleşme tipleri şunlardır:
- Satış Sözleşmesi,
- Mal Değişim Sözleşmesi,
- Bağışlama Sözleşmesi,
- Kira Sözleşmesi,
- Ödünç Sözleşmeleri,
- Hizmet Sözleşmeleri,
- Eser (İstisna) Sözleşmesi,
- Vekâlet Sözleşmesi,
- Kredi Sözleşmesi,
- Simsarlık Sözleşmesi,
- Komisyon Sözleşmesi,
- Saklama Sözleşmeleri,
- Kefalet Sözleşmesi,
- Ömür Boyu Gelir Sözleşmesi,
- Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi,
- Adi Ortaklık Sözleşmesi,
- Arsa Payı Karşılığı Kat Yapım Sözleşmesi,
- Cari Hesap Sözleşmesi,
- Evlat Edinme Sözleşmesi,
- Evlilik (Mal Rejimi) Sözleşmeleri,
- Factoring Sözleşmesi,
- Leasing Sözleşmesi,
- Garanti Sözleşmesi,
- Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi,
- İbra Sözleşmesi,
- Miras Sözleşmesi,
- Yetki Sözleşmesi,
- Tahkim Sözleşmesi,
- Gizlilik Sözleşmesi,
- Rekabet Yasağı Sözleşmesi,
- Ön Alım (Şufa) Sözleşmesi,
- Geri Alım (Vefa) Sözleşmesi.
- Tacirler Arası Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar
a. Ticari Nitelikteki Alım-Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Davası
b. İİK’ ı 67. Maddesine Göre Açılan Ticari Dava Niteliğindeki İtirazı İptali Davası
c. İİK’ ı 69. Maddesine Göre Açılan Ticari Dava Niteliğindeki Borçtan Kurtulma Davası
ç. İİK’ ı 72. Maddesine Göre Açılan Ticari Dava Niteliğindeki Menfi Tespit Davası
d. İİK’ ı 72. Maddesine Göre Açılan Ticari Dava Niteliğindeki İstirdat Davası